12 Mayıs 2016 Perşembe

Suda Yaşayan Hayvanlar İle İlgili İlginç Bilgiler


Suda yaşayan hayvanlar içerisinde en küçüğü Hint Okyanusunda yaşam süren Trimmatom nanus balığıdır. En fazla büyüdüğü halde bile boyları 2 milimetreyi bulması nedeniyle suda yaşayan en küçük canlıdır. En büyük balık ise balina köpek balığıdır. Ağırlığı yaklaşık olarak 14 tondan fazla olan bu balıklar insanlar açısından zararsız olmakla birlikte, genelde yüzen canlılarla beslenmelerini gerçekleştirmektedir. 
                                                                


                                 TRİMMATOM NANUS





                                                                               


   BALİNA KÖPEK BALIĞI




Balıklarla ilgili en ilginç bilgi ise dört gözlü balıkların gözlerinin ikiye bölünmüş olmasıdır. Bu balıklar su yüzeyinde yüzdükleri zaman gözün alt kısmı suyun altını görürken, üst kısım ise suyun üstünü görmektedir. Kara yutan balığı kendinden iki kat büyüklükteki canlıyı yutma özelliğine sahip bir çene yapısına sahiptir. Suda yaşayan hayvanlar arasında yer alan uçan balık uçma özelliğiyle bilinmesine rağmen aslında süzülme özelliğine sahiptir. Uçan balık yan yüzgeçleri sayesinde su yüzeyinden 3 metre yüksekliğe kadar ulaşabilmektedir. Yürüyen yayın oksijen soluma özelliği sayesinde su dışarısında 4 gün yaşayabilme özelliğine sahiptir. Dünya genelinde en çok bulunan balık türü ise ışıldak balığı olarak bilinen tatlı su balıklarıdır.
                              

KARA YUTAN 
                           





                                                                                             



DÖRT GÖZLÜ BALIK












UÇAN BALIK

TATLI SU BALIK TÜRLERİ

Kedi Balıkları
Ağız yapıları alta dönük,zeminden
yemlenen balıklardır. Ağızları çevresinde sayıları 4 ile 8
arasında değişen duyargaları vardır.Hemen hemen her akvaryumda
kullanılabilirler.Kedi balıkları hakkında genel kanı çöpçü
olduklarıdır fakat zeminde olanca güçleriyle yem arayışları
onların her bulduklarını yediklerini ve bir temizlik aracı
olduklarını göstermez.Kedi balıklarının bu çabası tamamen yem
içindir ve akvaryumunuzda oluşan pislikleri temizlemezler sadece
fazla atılan yemlerin onlar tarafından tüketileceğinden emin
olabilirsiniz.Kedi balıkları genel olarak renksiz balıklardır fakat bu sınırlı renk çeşidi içerisinde vücutlarındaki benek ve desenleriyle çok hoş çeşitleri de vardır.

Tetralar
Gerçek bir balık görüntüsündedirler.Pulları parlak ve renkli ve dişlidirler. Orta sularda yemlenen bu balıkların ağızları da buna uygundur.2-3 cm.lik küçük türleri olduğu gibi 25-30 cm.  kadar büyüyen türleri de vardır.Hareketli ve göz alıcı renkli neon Tetralar yanında vahşi piranalar da bu türdendirler.Çoğunlukla Güney Amerika kökenlidirler.

Barblar
Çoğunlukla Tetralarla karıştırılan bu balık grubu da Tetralar gibi parlak pullu ve hoş balıklardırlar. Bu balıkların en belirgin özellikleri adipoz yüzgeçlerinin bulunmamasıdır.Bir çoğunda göze çarpmayan ağız uzantıları vardır ve dişsiz balıklardır.

Canlı Doğuranlar
Boyları genelde 6 cm. den fazla olmayan balıklardır.Yumurtaları anne karnında çatlayarak dışarıya atıldığı için canlı doğuran olarak adlandırılırlar.ağızları su üstünden yemlenmeye uygun olarak kafalarının üst kısmana doğrudur.Sırt yüzgeçleri vücutlarını arka kısmına doğrudur ve adipoz yüzgeçleri yoktur.

Goldfish
Japon balığı Akvaryumculuğun başlamasına neden olan balıklar
diyebiliriz bu türe.Çinlilerin 11.yy dan bu yana besledikleri ve geliştirdikleri bu balıklar bu gün çok farklı türe sahiptirler.


Chiclidler
Bir çok türü olan chiclid balıkları balık türleri içerisinde bu yönleriyle en karmaşık ve en ilginç balıklardandır. Dışsal ağızlı parlak renkli kimi zaman çizgili olan bu balıklar farklı üreme özellikleri gösterirler.Amerika gölleri ve Afrikanın Malawi, Tanganyika ve victoria göllerinde yaşayan cichlid balıklarının en yaygın olanı Malawi gölü balıklarıdır.

Labirentliler
Afrika ve Asya kökenli bu balıklar durgun sularda yaşamalarından ve havadan da direkt solunum yapmalarına yarayan labirent organlarının olmasından dolayı bu adı almışlardır.Asya kökenlilerinin sırt yüzgeçleri gösterişlidir.Üremeleri ilginç ve zevkli bir balık türüdür.
Killifishes
Kısa ömürlü küçük balıklardırlar. Sezonluk balık
da denilir.Yaşadıkları ortam yok olduğunda bu balıklarda yok olurlar,yaşam alanları canlandığında çamur içerisine bırakılan yumurtalardan yavrular çıkar ve nesil kendisini devam ettirir.



11 Mayıs 2016 Çarşamba

Süngerler

Süngerler kayalarda, su diplerinde, zemin veya hayvan kamukları üzerine yapışarak yaşarlar. Basit yapıdadırlar ve omurgasız hayvanlar familyasındandırlar.

YAPILARI
Turuncu, parlak sarı menekşe renkli, kızılımtrak ve siyah renkte olurlar. Belirli bir şekilleri yoktur. Sinir, doku ve hareket sağlayan hücreleri olmadığı için yapıştıkları zemine sabit kalırlar. Hayvandan çok bitki hissini verirler. Boyları 3m kadar uzamaktadır. Çoğunluğu sıcak denizlerde yaşarlar. Çok azı tatlı sularda yaşamaktadır.Sünger zemine yapışan kapalı bir kısımla vücut boşluğuna açılan oskulum denen denen bir açıktan ibarettir. Yanlarda da suyun içine girip çıkmasını sağlayan delikler vardır. Bu yapılardan dolayı süngerlere porifera denilmektedir. Küçük ağız vazifesi gören yan deliklerinden giren su, vücut boşluğunu dolaştıktan sonra oskumlumla tekrar dışarı atılmaktadır. Vücut yapıları iç ve dış olmak üzere 2 takadan oluşmaktadır.Aralarında dış deriden hasıl olan mezenşim adı verilen jelatinsi bir ara tabaka bulunmaktadır. Silisyum veya CaCo3 birleşimidir.Süngerlerin iskelet elemanları bu kısımda meydana gelir. İskelet ya basit bir iğneden ya da ışınsal uzantılı birçok iğneden meydana gelmektedir. Destek görevi gören iskelet sistemi kalker, silis veya keratinden birleşiminden hasıl olan iskelet iğneleri spükel ve spongin denilen proteinli bir maddeden ibarettir.Spongin maddesi, spikülleri bir ağ gibi örerek iskelet sistemini meydana getirmektedir. Bazı süngerlerde iskeletteki spiküller tamamen kaybolarak destek maddesi olarak yalnız spongin kalır. Bu tür süngerler temizlendikten sonra,temizlik süngeri olarak kullanılır. İskeletsiz olan pek az sünger vardır.Sünger olarak bildiğimiz kısım aslında hayvanın yumuşak kısımlarından ayrılmış iskeletinden başka bir şey değildir. Suyu emdiğinde şişme özelliği vardır. Plastik süngerlerden önce daha çok kullanılanlar doğal süngerlerdir. Süngerler eşeyli veya eşeysiz olarak iki şekilde ürerler. Eşeyli çoğalmada mezenşimatik tabaka içinde yumurta ve spermatozoitler meydana gelir. Her iki çeşit üreme hücresi de aynı veya ayrı ayrı hayvanlarda bulunabilir. Döllenme vücut içinde olumaktadır. Yan deliklerden suyla giren spermatozoonlar göçmen hücreler tarafından taşınarak yumurtayı döllerler.

ÜREME
Süngerler eşeyli ve eşeysiz olarak iki şekilde ürerler. Eşeyli çoğalmada mezenşimatik tabaka içinde yumurta ve spermatozoitler ortaya çıkar. Her iki çeşit üreme hücresi de aynı veya ayrı ayrı hayvanlarda bulunabilirler. Döllenme vücut içinde olur. Yan deliklerden suyla giren spermatozoonlar göçmen hücreler tarafından taşınarak yumurtayı döllerler.Eşeysiz üreme vücudun yanlarında olan tomurcuklarla meydana gelir. Tomurcuk ana hayvandan ayrılarak yeni bir sünger oluşturur. Ayrılmadığı takdirde sünger kolonisi meydana gelmiş olur. Tatlı su süngerlerinde sert iklimlere karşı gemula denen bir üreme şekli görülür. Sonbahara doğru mezenşim tabakası içinde toplu iğne başı iriliğinde renkli kürecikler meydana gelir. Bunlar bol besinli embriyonal hücrelerdir. Gemula denen bu küreler dış taraftan iki katlı bir spongin zarla çevrilir. Ana hayvan öldükten sonrada, bunlar çok soğuklarda dahi hayatını sürdürmeye devam ederler. İlkbaharda gemula içindeki üreme hücreleri etrafındaki zarın deliklerinden çıkarak yeni süngerleri meydana getirirler.



SÜNGER CRAMBE
Renkleri turuncu veya kırmızıdır. Akdeniz ve Ege Denizi’nde en fazla 25 metreye kadar yaşarlar. Çoğunlukla 5-15 m arasında görülürler. Genellikler gölge yerlerde çıkıntıların altında bulunurlar. Görüntüleri duvarı kaplamış halı veya kabuğa benzer. Vücut yükseklikleri 1 cm civarındadır. Suyun içindeki planktonlar, mikro organizmalar ve organik maddeler ile beslenirler.



VERONGİA AEROPHOBA
Akdeniz ve Ege Denizi’nde sert zeminlerde ve sığ sularda yaşarlar. Renkleri sarıdır. Boyları 20-60 cm çapında koloniler halinde yaşarlar. Birkaç birey bir arada tabandan birbirlerine bağlı olarak yaşarlar. Porları silindirlerin uç kısımlarındadır. Ve belirgin olarak görülebilir. Yaralandıklarında veya yüzeye çıkartıldıklarında renkleri mavimsi yeşile dönüp bozulur. Günde yaklaşık 1000 litreye yakın su süzen bu süngerler, suyun temizlenmesinde çok önemlidirler.Suyun içindeki planktonlar, mikro organizmalar ve organik maddeler ile beslenirler.




SİYAH SÜNGER
Üzerlerinde yeşil veya beyaz renkli algler bulunabilir.Renkleri genellik ile siyah olmak ile birlikte koyu kahverengi de olabilir.Akdeniz ve Ege Denizi’nde sert zeminlerde değişik derinliklerde yaşarlar. İri ve biçimsiz gövdeleri ortalama 50 cm'dir. bu süngerler kayaların üzerinde bir başlık gibi görünür. Suyun içindeki planktonlar, mikro organizmalar ve organik maddeler ile beslenirler.






AGELAS OROİDES

Akdeniz ve Ege Denizi’nde sert zeminlerde yaşarlar. Sığ sularda nadiren görülmek ile birlikte genellik ile 30mt.nin altında yaşarlar.Renkleri sarı-turuncu karışımıdır. Boyları yaklaşık 10 cm kadar olur. Vücut yüzeyleri hemen hemen pürüzsüzdür ve çok sayıda yumrulardan oluşur. Suyun içindeki planktonlar, mikro organizmalar ve organik maddeler ile beslenirler.








AXİNELLA VERRUCOSA

Yaşadıkları alanlar daha çok kayalık sert zeminlerdir. Renleri sarı veya turuncudur. Akdeniz ve Ege Denizi’nde 10 m'den sonra görülebilir. En belirgin özellikleri uzaktan çalıya benzemeleridir. Dalları taraksız ve genelde düzdür. Boyları 20-30 cm arasında olmak ile birlikte 100 cm kadar büyüyebilirler. En önemli özelliklerinden birisi akıntısız sularda bile kendileri akıntı oluşturarak porları vasıtası ile beslenebilirler. Suyun içindeki planktonlar, mikro organizmalar ve organik maddeler ile beslenirler.